Kızıltaş Köyü

Doğanın, tarihin ve yöresel kültürün iç içe geçtiği yuvamız.

Coğrafya ve Doğa

Coğrafi Konum

Kızıltaş Köyü, Giresun’a 75 km ve Dereli ilçesine 43 km uzaklıkta ilin güneyinde yer almaktadır. Köy kuzeyde Bektaş ve Kulakkaya beldelerine; doğuda İkisu beldesine; güneyden Kümbet’e; batıda da Aksu Köyü’ne komşudur. Giresun’da yer alan ve il genelinde önemli bir konuma sahip olan Aksu Çayı da bu köyden geçmektedir. Kızıltaş Köyü de bu çayın kenarına kurulmuştur.

Yeryüzü Şekilleri

Köyün geneli Giresun Dağları’nın uzantılarıyla çevrili olduğundan dağlık bir arazi yapısına sahiptir. Köy çevresindeki önemli dağlar Karagöl (Kırklar) Tepesi ve Düğürlük Tepesi'dir. Köyün yaylaları bu iki dağın arasında yer alan geniş platolarda veya verimli otlaklara sahip alanlarda kurulmuştur. Köy merkezi de bu dağlardan Düğürlük tepesi eteklerinde Aksu Çayı kenarında yer alır. Karagöl Tepesi yükseklerinde Karagöl, Sağrak Gölü ve Çamlı Göl bulunmaktadır.

İklim ve Bitki Örtüsü

Köyde genel olarak Karadeniz İklimi görülür. Yağışlar ilkbaharda yoğunluk gösterir. Köy geneli ormanlarla kaplıdır. Yükselti arttıkça bu ormanlar sıklığını kaybetmekle beraber, gür otların yer aldığı yaylalar ve daha yükseklerde kısa boylu otların egemen olduğu geniş çayırlar görülmektedir.

Sosyal Hayat ve Yaşam

Meskenler ve Mimari

Köy evleri iki katlı olup birinci kat taş duvar yapılı ve hayvan barınağı olarak kullanılmakta, ikinci kat ise ahşap yapılıdır. Evlerin pencereleri normalden biraz küçük olup damları çinko ile kaplıdır. Yer şekillerinin engebeli olması sebebiyle düzenli bir avlu bulunmayıp, evlerin çevresinde halk dilinde "tam" olarak ifade edilen (alt katı koyun barınağı, üst katı samanlık ve kışlık erzak alanı olan) yapılar bulunur. Ayrıca bazı evlerin avlusunda "kara fırın" denilen geleneksel fırınlar vardır. Son zamanlarda bu evlerin yerini daha modern betonarme yapılar almaktadır.

Nüfus ve Sosyal Yapı

Köy insanının çoğu tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Tarım alanlarının daralması ve işsizlik nedeniyle özellikle Bursa-Gemlik ve İstanbul-Sultanbeyli dolaylarına önemli oranda göç verilmektedir. Genç nüfusun çoğunluğu inşaat sektöründe çalışmaktadır. Köyün Sağrak gölü dolaylarından alınan içme suyu şebekesi, sağlık ocağı, bakkalı, kahvehanesi, camisi, marangozu ve demircisi bulunmaktadır. Nüfusu 1997’de 1201, 2000’de ise 1350 olarak kaydedilmiştir.

Eğitim Durumu

Köy ilkokulu binasına ek olarak 1999 yılında bir ek bina inşa edilmiş ve taşımalı eğitime geçilmiştir. Taşımalı öğrencilerin ihtiyaçları doğrultusunda 2000 yılında bir yemekhane inşa edilmiştir. Ayrıca okul çevresinde öğretmen evleri mevcuttur. Köyde okuryazarlık oranı yaklaşık olarak %70'tir.

Geçim Kaynakları

Tarım Faaliyetleri

Tarımsal faaliyetler genellikle geleneksel yöntemlerle yapılmakta olup, son yıllarda makine kullanımı artmıştır. Köyde genellikle buğday yetiştirilir; başakları köy değirmenlerinde un yapılır, sap kısımları patozlarla saman (merek) haline getirilir. Meyvecilik halkın kendi ihtiyacını karşılayacak düzeydedir. Buğday ve meyve dışında mısır, fasulye ve halk dilinde "pancar" denilen karalahana yetiştirilir. Köy yemeklerinin temelini bu ürünler oluşturur: mısır ekmeği, pancar çorbası ve ısırgan yemekleri yöreye özgüdür.

Hayvancılık

Köyde küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Hayvanlar yazları yaylalardaki gür otlaklara çıkartılıp, kışın köylerde beslenmektedir. Nadiren damızlık ve kurbanlık hayvan yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Ayrıca koyun yününden yapılan dokumaların köyde önemli bir yeri vardır.

Ulaşım ve Kültür

Ulaşım

Köyde ulaşım karayolu (asfalt) ile sağlanmaktadır. Köyden şehir merkezine minibüslerle tek seferde ulaşım mevcuttur. Yaz aylarında toprak yollar üzerinden yaylalara da ulaşım sağlanabilmektedir.

Kültürel Faaliyetler

Köyün merkez yaylası olan Kayabaşı Yaylası’nda haziran ayında Sağrak Gölü Yayla Şenliği düzenlenmektedir. Amacı yaylaları turizme ve dışarıya tanıtmak olan bu şenliklere yöresel sanatçılar, gurbetteki köylüler ve dernek üyeleri katılmaktadır. Şenliklerde konuklara yöresel yemekler ikram edilmektedir.

Bu metin, 2008 yılında hazırlanan bir lise coğrafya ödevinden derlenmiş olup günümüze kadar çeşitli internet kaynaklarında yer bulmuştur; herhangi bir akademik nitelik veya kesinlik taşımamaktadır. Muharrem Okumuş